7 Aralık 2024

Ben ve Mânâ

Şair: Yeliz HANÇERLiOĞLU

“Allah insanı iddiasından vurur” der İsmet Özel.

İddialarıma ithafen.

 

Kendi dalını budamaya vazifeli bir çiftçiydim ben.

Yere düşen her bir parça

Bir zelzelenin gölgesini andırırdı.

Baharda usul usul açan bir tomurcuktum ben

Renginin ve kokusunun sahibine boyun eğmiş…

Bir çiğ damlası süzülürdü yanağımdan

Sanki,

Alelade akan bir gözyaşıydı göğüs hizasından…

Ruhsuz celladın elinde

Keskin bir kılıçtım ben.

Betonlarda olur olmaz yeşeren otlar misali idi heveslerim,

İdam ederdim onları da

incitmeden…

Soğuk çadırlara mahkum muhacirdim ben,

Acınası insan hakları altında ezilen…

İçi mahkumiyet,

Dışı mahrumiyet idi reva görülen…

 

……….

 

Sürgün mü bu hicret mi bilemedim.

İçimde adı henüz konulmamış fırtınalar varken.

Gerçeği yaşamaktan mahrum varlığım

Rüyaların eteklerine sarılır,

Bir uykunun gediğine dayanırım da

Bir an’a saklarım kambur düşlerimi.

Ne hakikat yakar canımı

Ne de hiçlik

Bir an

Bir ömre bedel.

Kimseler bilmez,

bilemez,

Ne haset bakışlar

Ne hor dokunuşlar

Ne de dost görünen düşman çehrelere maruz kalırım.