İstanbul’dayız
Çok duyduk methini, İstanbul’un.
Şehirlerin incisi, Hakanların gözdesiydi.
Kimine cehennem ateşi, kimine cennet müjdesi.
Allı yeşilli, herkesin has bahçesiydi.
Nakış nakış işlenmişsin
Çıkılır dik yokuşlardan, yorgun düşer ayaklar.
İzlerin kokusu sinmiş toprağa, hâlâ var.
Yeri göğü inleten ne toplardı onlar, tarih sayfalarından.
Ne şahane günlerdi, unutulmaz dersin.
Kuytu köşelerde ipten kurtulmuş gölgeler.
Kurcalar gizli gizli bilinmeyen gizleri
Kös sesleri ta uzaklardan, ürperti veren yüreklere
Gördüğün her levhada anlam arama şimdi.
Burada daha önce kim bilir kimler vardı.
Galata Üsküdar.
Yer ismi der geçersin
Gecenin geç saatinde, gündüzün her anında.
Dopdolu dar sokaklar geniş yollar.
Bakarsın biri anadan üryan.
Bir diğeri saklamış gözleri dâhil her şeyini.
Bir diğer yanda genç çiftler, sere serpe,
Aldırmadan. Telaşla bir yerlere koşarlar.
Kim kazanacak bu yarışı dersin.
Biz de herkes gibi bir yerlerden geldik.
Neler yedik neler içtik yıllar geçti.
Unutulmaz! Memleketin var.
Şimdi İstanbul’dayız. İstanbulluyuz.
Belki de bir gün, göçer gidersin.

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi mezunu
Baba. Eşini, çocuklarını ve ailesini çok seviyor. Hayatı seviyor.
