Behice
Ruhumun derinliklerine in Behice
Gümüş kordonun koptuğu yerden
Nur ile bağlan bağrıma…
Hangi şiiri hangi acıya atfetsem
Söylesene Behice?
Bugün mevsimlerden neden hüzün?
Veyahut hüzünlerin dünyasına neden doğdun?
Bilmez misin ki;
Dünyanın mevsimi çoktur…
İnsanın her mevsimi de hüzne çıkar…
En acı şey, kaybetmek değildir
Belirsizliğin yamacında ki çaresizliktir…
Ah Behice…
Aczi idrak ettim, bildim ki insanım!
Derin bir muhabbettir, sükûta ermiş yaratılana duyulan
Sesler ve görseller varlık âleminde bir algı
Yokluk ile varlık arasında öznelliğe sunulmuş bir keyfiyyet
Ben seni var bildim ama yoksun Behice…
İstikbal tahayyülden bir merdiven
Her bir basamak ki elem dolu…
Çıkması zor, haşin ve hoyrat
Ardın mühtevası ise mazinin, şimdisi
“Şimdi” den de geçeli yıllar oldu…
Gül kokulu Behice…
Yalan yakışmaz insana
İnsan, nisyandan gelir
Nisyan fıtrata tabii…
Aşkın ölümsüzlüğünden bahsetmeyeceğim sana
Nice şairi şair yapan kadın değil
Şiirlere yabancı bir kadın karşılar
Sabah uyandığında şairi
Sevgili Behice
Yüreğini sağlam tut, sen bir kadınsın!
Şiirleri sev ama onlara aldanma
Ölene kadar sevmek diyecekler sana onlar
Öldürülene kadar sevileceksin, sevdiğinde
Sevdiğin, öldürene kadar sevecek…
İhanet midir bu şiirlere
Yoksa yürek yakan bir itiraf mı?
Yaşayınca anlayacaksın Behice
Şairlerin âşık olduğu şiirdir…
Sen yine de itiraf bil!
Zira senden öncelere de nice şiirler yazıldı…
Şiirleri sev Behice…
Ama onlara aldanma…
1996 yılında Gaziantep’in Şehitkâmil ilçesinde doğdum. Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ile beraber Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünden mezun olduktan sonra Sosyoloji eğitimime başladım. Psikoloji, felsefe araştırmalarıyla beraber sürekli farklı ülkelerden, farklı görüşlerden insanlarla tanışıp bu bilimlerin gerçek hayattaki yansımasını arayarak geçirdim. Birçok dernek ve kuruluşlarda editörlük, sosyal medya uzmanlığı, iletişim ve tanıtım alanlarında görev yaptım. Şu an Ankara’da devlet memuru olarak çalışmaktayım.
