30 Aralık 2024

“Vahid, Vahid, Vahid; Suri-Türki Vahid!”

Yazar: Hatice Hazal GÖKÇİMEN

“Haydi kızım, Özgür Suriye için…”  Çok kereler ha düştü ha düşecek olan gözyaşlarımı annem görecek telaşıyla onu yolculadım Suriye’ye.  Çok kereler dizlerinden aşağısı çamur olmuş pardüsesi ve üşümüş yanaklarını karşıladım.  Çocuktum, küçüktü yaşım. Annemse savaşta evlerini, ailelerini, oyuncaklarını ve gülüşlerini kaybeden çocukların kahramanıydı benim için. Onları mutlu etmeye gidiyordu. Tek isteğim bir an önce büyüyüp onunla beraber çocukların yanına gidebilmekti.    Az önce uzun zaman […]

3 Kasım 2024

Fecrin Kapısında Kıyam

Yazar: Hatice Hazal GÖKÇİMEN

“Ne yani? Dünya başımıza yıkılıyor ve biz hiçbir şey yazmayacak mıyız?” Siyahlara bürünmüş arzla arş arasında beyaz haberler kovalarken bu, oldukça gri soruyla/ünlemle çarpıştım. İnsanın kınadığının başına gelmesi mevzuunu dehşetle kavradığımdan beri insanları veya “şeyleri” kınamaktan Allah’a sığınıyorum. Fakat anladım ki bu duruma benzer olarak anlamlandıramadıklarımızı mânâsına kavuşturabilmemiz için de bir şeyler yaşamamız gerekiyor. Bu bazen bir olay olabilir, Allah korusun bir musibet olabilir… Bir […]

14 Eylül 2024

Sen Yalnız Değilsin…

Şair: Hatice Hazal GÖKÇİMEN

içimden geçenleri aynen yazmanın bencillik olacağı kanaatindeyim.  kelimelerle susuyorum o yüzden.  çünkü namütenahi susmanın kalesine sığınıyorsun sen.   karşı kaldırımın  en uzak cümlelerine  yaprak yaprak mavilikler yazmanın verdiği o gülünç çocuksuluğu  ve elbette yeni, yepyeni bir duygunun  kapısını meçhuliyetle aralamanın  o, boğaza yumru gibi çöken telaşını kovalıyorum.    uzak… çok uzak  ihtimaller şimdi o günler.  Her şey sımsıcak taptaze.  Elimi atsam yakalayıp  göğsüme bastıracağım.  O […]

29 Temmuz 2024

Basra Harap Olduktan Sonra

Yazar: Hatice Hazal GÖKÇİMEN

“Siz zaten Arap sevicisiniz.”  Kendimi ateş hattının ortasında çatışırken bulduğum (bu cephe çokluk elli sene evvel olduğu gibi okul sıraları oluyor maalesef) ırkçılık münakaşalarında karşı tarafın her seferinde “hakkımızda” yaptığı Nobel Ödüllü tespiti ektedir.  Yaklaşık bir buçuk aydır dil eğitimi için Mısır’dayım. Burada Sudanlı’sından Özbek’ine,  Amerikalı’sından Rus’una her milletten ve her renkten insanlarla aynı sıralarda aynı ilme talip oluyoruz. Böyle bir ortamda insanların birbirlerine ırkçı […]

19 Mayıs 2024

Hazanda Açan Çiçekler

Yazar: Hatice Hazal GÖKÇİMEN

Bahar hâlâ gelip gelmemekte derin bir karasızlık çekiyor.  Hissediyorum.  Tüm bu dengeleri çökertense okul yolumdaki ıhlamur ağaçları. Onlar her sabaha tanıdık bir şiiri okuyorlar ezbere.  İçimde bitmeyen, büyüdükçe büyüyen, beni girdap gibi içine çeken bir karanlık var. İçtikçe kanılmayan bir su gibi, tuzlu. Kan tükürünce göğsün ince ince sızıması gibi.  Kavgalar var içimizde.  Ve kavgaların da mevsimi var ıhlamurlar gibi.  Mütemadiyen; bitmeyecek, neticelenmeyecek kavgaların içinde […]