“Vahid, Vahid, Vahid; Suri-Türki Vahid!”
“Haydi kızım, Özgür Suriye için…” Çok kereler ha düştü ha düşecek olan gözyaşlarımı annem görecek telaşıyla onu yolculadım Suriye’ye. Çok kereler dizlerinden aşağısı çamur olmuş pardüsesi ve üşümüş yanaklarını karşıladım. Çocuktum, küçüktü yaşım. Annemse savaşta evlerini, ailelerini, oyuncaklarını ve gülüşlerini kaybeden çocukların kahramanıydı benim için. Onları mutlu etmeye gidiyordu. Tek isteğim bir an önce büyüyüp onunla beraber çocukların yanına gidebilmekti. Az önce uzun zaman […]


