17 Ocak 2023

Gönüldaşım

Şair: Tuğba DOĞAN YÜCE

Ey sükûneti lisans kabul etmiş gönüldaşım
Ben bu lisana yabancı, bu lisan bana gariptir…
Lâl olan dile hüküm; feryat koparan yürekten çıkar
Yüreğinin yangınlarını bana aç!
Bir su misali dindirsin sözlerin

Derinden akan bir his dünyası, dokunamadıklarım
Görmeden görmek, bilmeden bilmek
Hislerin büyülü, bir o kadar efsanevi âlemi
Yokluğu var kılan o muhteşem kuvvetler
Rüya, his ve hayal…
Düşleri göz merciine aksettiren vahim sığınak
Fazlası dünyadan el-ayak çekiliş
Kararı, sabra ön ayak…

Hüznü merhem niyetine tatmış garipleriz
Derde derman postu biçilmiş, kurbanlar suskun…
Prangalar diyarına sürgün edilmiş nice elleriz.
Kabul ettim;
Acziyetime iman ettiğim bir cihan, dünya denilen mefhum.

Lâl olmuş dillere bir lisandır, gözlerin dalışı
Veyahut, kimseye aldırmadan
Nehir gibi akıp, kıvrılışı…

Gönüldaşım…
Suç benim ise, ceza bana aittir!

Ödetilen hesap, mahzun bir yüreğe değdi.
Feryadı, vurgun olduğu gökyüzünde kaimdir.
Bir gün yağmurlar belki getirir avuçlarına
Belki de taş yürekler erir o yağmurla!
Masumun diyeti ki ancak tebessümdür…

Zannın öte yakası, iftira yoludur
Zan ile yok edilmeye terk edilmiş bu kaçıncı sevda?
Bu sızı, yıllanacak bir yaraya muktedir…
Suç zalimde mi yoksa zalime boyun eğende mi?
Bu bir isyan değil, sitemdir.

Senden ululuğuna ve saltanatının yüceliğine yakışır şekilde merhamet dilerim…
Gönüldaşıma olan derin muhabbet…
Senden izin ister!
Nice bilinmeyen ve konuşulmayan
Yahut konuşulamayan!
Her bir sızıya merhem isterim.