Gülnûşemetullah Camii Methiyeleri – 2
Burak Şahin’e
Bileğim kesildiğinde
Şahdamarım kusuverdi taşıdığı ne varsa.
Birçoğu kayboldu kırmızı halılarının derinliklerinde;
Birazı desen oldu; süs, tezhip yahut hat; kubbe ve kemerlerinde;
Birazı güneşin rengine rücû etti, saf saf çizildi minbere;
Bir avuç da toprağın örtüsüne, yeşiline intisâp etti mihrabının.
Boğazım tıkandığında
Ağzımdan dökülüverdi ciğerimde ne varsa.
Pencerenin ardında toprakla yeniden yoğruldu;
Tohum oldu, tohum servi oldu, servi ibret oldu.
Güllere gübre, köklere müjde, bilmeyene garabet oldu.
Damlalar birikti, biricikti, birer inciydi;
Ne zaman mimarın kaleminde mürekkep oldu
İşte o vakit lafızlar yerden kubbeye râm oldu.
Kırmızı her taraf
En tatlısından.
Kan kaydediyorum burada
En temizinden, özelinden.
Kana kanıyorum burada
En mübareğinden, faziletlisinden.

Doğma büyüme Trabzonlu. İstanbul sevdalısı. Hâlihazırda İbn Haldun Üniversitesi Hukuk öğrencisi. Anadolu Mektebi talebesi. Yaşı 21. Kendini “Edebiyatperver bir Hukukçu” olarak takdim etmeyi sever. Çeşitli STK’larda vazife almış ve almaya devam etmekte. Gezmeyi çok sever. Bir derdi var, derdini “Son Yolcu” mahlasıyla ifadeye çalışmakta. Şiirler, hikayeler gibi edebi türlerde kalem oynatmakta, kendince yazmakta. Okumayı, kitaplarla haşır neşir olmayı çok sever, kendi çapında kütüphane kurmaya çalışmakta. Kendi çapında hayalleri var, hayalleri için uğraşmakta.
