İzler ve Gizler
Çocuktun hani, ayağında kara lastiklerle bayırları aşardın
Suyu kana kana içer, nefesi de sık alırdın
Ne günah bilirdi omuzların ne tövbe
Son nefesle korkutamıyordu iblis bu yüzden
Yükü olmayan teraziler gibi rahattın
Kavaklar gibi uzundu çocukluğunun geceleri
Hani saklambaç oynuyordun da
Saklandığın karanlıktan korkup ortaya çıkıyordun
Masumluğun hiçbir silaha evrilmemişti henüz ama
Savaş başlamak üzere bilmiyordun
Bilmiyordun yalanlarla sıvanmış kulaklara gerçeklerin giremeyeceğini
Bu yüzden insanların duvarlar gibi soğuk ve geçilmez
Sen kapı olup açılsan da ardına kadar
Bir adım atmakla kalbe girilmez bilmiyordun
Biliyorsun, tutunacak bir dalı olmadığından değil
İnsan bu her daim tamahkârdı
En cazibelisine aldanıyor her şeyin
Tutamıyor uçuruma düşmeden bir dalı
Biliyorsun, red değil bu sözlerim reddiye
Bin yıl yaşamış gibi yorgun ruhumuz
Sanki dünya yaşamış da biz yaşlanmışız
Bir tufana tutulup hiçbir yere konamamışız
Bay yirmisekiz yolun yarısına bile gelmedin daha
Bilinmeyenlerin cazibesi hoş geliyor sana
Ama biliyorsun artık işte burası
Peyderpey ölümler sineması
