Tarihte Kara Leke: 28 Şubat
28 Şubat, 28 Şubat… Bu tarihten etimizle kemiğimizle nefret ettik. O tarihi yıllarca dinledik. Çocukluğuma denk geldi fakat sonuçlarının içinde büyüdüm. Böyle bir bağnazlık nasıl yaşanmış inanın anlamıyorum. Cahil bir güruh nice geleceği parlak insanların hayallerini, umutlarını, geleceğini çalmış. Üzeri hiç açılmasın diye gömmüş. Oysa bilmiyorlarmış ki aslında onlardan büyük bir çoğunluğu tohummuş. Şimdi filizlerini görüyoruz. Büyük bir zorluktan geçmiş ablalarımız. Onların hissettiklerini kimse tarif edemez. Evet, anlatıyorlar yaşadıklarını, ama anlattıklarının ötesinde travma yaşadıklarını düşünüyorum. Kıyısından köşesinden bu sürece dahil olmuş biriyim. Aç kapa saçmalığı olduğu bir dönemde ne aile baskısı, ne arkadaş etkisi, ne de eş isteği vb herhangi bir etki olmaksızın kendi hür irademle üniversitede tesettüre girdim. İçimdeki yangına daha fazla dayanamadım. Yolda açtık, durakta örttük eşarbımızı. Zordu, çok zor ve irrite ediciydi. O kadar hızlı yapardım ki bazen elime iğne de batardı. Her gün sebep olanlar hayır(!) duamdan nasibini alırdı. Canım başörtüm. İyi ki başımın üstündesin. Elhamdülillah Rabbim seni bana sevdirmiş. Rabbime, “Rabbim!” diyeceğim “Ben, o bu şu istedi diye değil, ona buna benzemek için değil, saçımı beğenmediğim için değil; gençliğimin baharında, yasakların ortasında, sadece ve sadece Senin rızan için örtündüm.” diyeceğim. Bu nimeti bana tattırdığın için de sana şükürler olsun. Ablalarım, o tarihin karasına bir şekilde temas ettim. Bir şekilde acısını yaşadım. Çok zordu. Allah cihadınızı kabul etsin.
