Cehennem Topuzu
Daha onlu yaşlarda, ilkokula gittiğim zamanlarda Eylül ayındaydı. Ağaç yaprakları sararmaya başlamış, toprak sıcaktan kavrulmuş, yollar toz toprak olmuştu. Geceler serinlemiş ise de gündüzler sıcaktan kavruluyordu. Mecbur olmazsak evden dışarı çıkmıyorduk. Öğlen namazından sonra güneşin insanı yaktığı vakitte babam: “Oğlum, git bize incir topla.” demişti. Babamın yanında uzun boylu, hatta bana göre sırık gibi bir misafiri vardı. Kahverengi kumaş bir şalvarı ve sakalı olan bir […]
