An, Hafıza, Duygu ve Tarih
An, içinde yarım nefes aldığımız mikro düzeyde bir esinti. Hafıza, iyiyi ve kötüyü ayırt etmeksizin depolayan bir ambar. Duygu, görünmezlik ile maruf fakat bir o kadar da görünen bir şey. Tolstoy “İnsanın ne hissettiğini başkasına anlatması sahiden mümkün müdür?” diye sormuştur. Haklılık payı vardır zira duygular bir çerçeveye oturtulup izah edilemeyecek kadar soyuttur. Öte yandan duygular gözlemlenebilir bir şeydir. Bir misalle bunu müşahhas kılalım; yolda […]
