Avcı
Sabah, yavaş yavaş ışımaya başlamıştı. Her gün olduğu gibi erken kalkmış, hazırlığını yapmış ve evden ayrılmıştı. Sırtında bir habe ile bir de avcar çentesi vardı. Habenin içinde hala sıcaklığını hissettiği, yağlı çökelik sokumu ile çörekleri vardı. Ekmekler azzık mendili ile iyice bağlanmıştı. Ve bunların yanında ayrıca bir tuz torbası vardı. Hanımı Sultan, gün ışımadan uyanıp, sırtına carayı, bir eline ırbığı diğer eline de helgini […]
