30 Eylül 2023

Tefekkür

Şair: Tuğba AKMUSTAFA

Çiçekler, böcekler ne güzel mahlûkat Ne güzel yaratmış sâhib-i kâinat! Bu güzellikleri görüyor mu kalp? Şükret ki artsın derecelerin kat kat! Müşâhede edip etmez misin tefekkür, Mevlâya etmemiz lâzım değil midir teşekkür, Gözünü dört aç da hakîkatleri gör Göreceksin huzur dolacak kalbin bir ömür! Dünya daha mı güzeldir cennetten Gafletten uyan nefsine yenilmeden Aldırma kanma dünyaya, dünya fânî hireti düşün iş işten geçmeden!

29 Eylül 2023

Okulun İlk Günü

Yazar: Veysel ADIGÜZEL

Bugünün adı sadece pazartesiyle kalmamalı. Günün anlam ve önemine haksızlık bi’ kere. Bazı ilkler vardır pek unutulmaz. Benim için bu genellikle okulun ilk günüdür. Okulun ilk günü dediysem öyle yakınlarda aramayın ha. Ben bir öğretmenim. Ama ne zaman okul desek aklıma hep anasınıfına yazıldığım o güzel pazartesi gelir. O gün kuşlar bile ayrı ötüyordu. Belki etrafta kuş bile yoktu da bana öyle geliyordu. Belki de […]

28 Eylül 2023

Uçtun Yine Deli Gönül

Yazar: Zeynep AKGÜNEŞ

Edebiyatımızda yıllardır gidişlere dair pek çok şey yazılıp çizilmiştir. Bırakılan bu sadâlardan birisi de rahmetli Asım Ağabeye aittir. Nitekim sıklıkla, belki de birçoğumuz kime ait olduğunu bilmese de, zihnine yerleşmiş olan “Göçtü kervan, kalmak yok!” sözü de ona aittir. Sürdürmüş olduğu kısa ama bereketli yaşamı boyunca yazmak eylemiyle hep iç içe olsa da çok fazla basılmış eseri mevcut değildir. Çünkü onun hayatı gençlerin bu yolda […]

27 Eylül 2023

Dedem ve Çocukluğum

Şair: Saliha Zeynep AÇAR

Benim bir dedem vardı Sakalları yerlere kadar uzardı Boyu o kadar uzundu ki Elleriyle bulutları toplardı. Dedemin portakalları çok tatlıydı Mis kokulu portakal çiçeklerini pamuk elleriyle toplardı Bizi kucağına aldığında Ellerimiz yıldızlara uzanırdı. Dedem davudi sesiyle sabah ezanını okurdu Bülbüller ona eşlik eder, kâinat huzur bulurdu Bahçedeki ıhlamurun rayihası etrafı sarar Ninemin gözlerinden hayat hikayesi okunurdu. Ben güzel bir çocukluk geçirdim Herkes benim gibi renkli […]

25 Eylül 2023

Arzuhal II

Şair: Mehmet KARAYİĞİT

Karanlığın en belirgin vaktinde;  yağmurların şarkı söylediği,  serin rüzgarların ısıttığı o sonbahar gecelerinde,  sen üşürken,   yine de beni sev.    Şehri hırpalayan,  ruhunu kabzeden aşkları seyredince  ve dönüşü olmayan yollara girdiğimi sezince;  Kendim için yaşadığım hayat neye yarar?  Sen yaşarken,  yine de beni sev.    Ömrün hoyratça yaşandığı gerçeğini bilince,  geçen her günün,  mutlu sona yaklaştırdığını hissedince,  güneşin tersten doğduğu o gün bile,  seni beklediğimi […]