9 Mayıs 2024

Beşir Emmi

Yazar: Mustafa Bahadır YALDIZ

Ne soğuk bir Ankara sabahıydı ne de ılıman bir havaydı. İklim değişikliği vesaire. Ankara’ydı sadece. Griyle bezenmiş, kolon insanların arasında yol alıyor, Beşir Emmi’yi düşlüyordum. Ne önerirdi şu durumuma? Yanlış anlaşılmak korkusuyla yoğrulmuş ruhumu paylaşacaktım bu sefer onunla. Elimde “Sahaf Sakıp” kartviziti vardı da bilirdim o numaranın açılmayacağını. En uzun geceyi atlatamamıştı Beşir Emmi. 23 Aralık’ta -gidişinden bir yıl sonra- bu kadere kızgınlığımla yürüyordum. Otobüse […]

8 Mayıs 2024

İnsan

Şair: Müberra KOÇAK

Mutsuzluğun gebe kaldığı bir sabahtan, Nefesim bedenimi terk ediyor yavaştan. Bir zamanlar çocukluğum geçmişti bu sokaktan, İnsan ne zaman galip gelmiş kendiyle girdiği savaştan? Gerçeğin tüm çıplaklığını en korkusuzlar diler, Gecenin karanlığı yalnızları yutmayı bekler. Ruh doyurulmamışsa zaman tüm izleri siler, İnsan yaptığı hataları neden hep geçmişe yükler?

7 Mayıs 2024

Mezar Taşları

Yazar: Deniz KARAKELLE

Okuma yazma öğrendiğim günden beri mezar taşlarını okuyorum. Öyle bir iki tane değil ama yorulana kadar okuyorum, bu yüzden saatlerce kalabilirim mezarlıkta. Babam öldüğünde ilk kez gitmiştim mezarlığa. O gün bu gündür mezar taşlarını okumak büyük bir zevk benim için. Öyle çok bir yazı yok zaten; adı, soyadı, doğduğu ve öldüğü tarih var genelde. Ama bazılarında öyle anlamlı satırlar oluyor ki öylece bakakalıyorum mezara. Mesela […]

6 Mayıs 2024

En Kötüsü Ne?

Yazar: Süheyla GÖKCAN

Ne zaman karar vermem gerekse dedemin tarlasındaki evine giderim. Yine önemli bir kararın eşiğindeyken işten izin aldım ve memlekete yola koyuldum. Yol boyu düşündüm durdum ama benim için neyin iyi olduğuna karar veremedim. Bu işi çözse çözse dedem çözer diye umut ediyordum. Yol uzun süreceği için uyumaya karar verdim ve uyudum. Keşke her kararı böyle kolay alabilseydim.   Uyuyunca yol çabuk geçti tabii. Memlekete vardığımda dedem […]

5 Mayıs 2024

Kozmopolit Kıyamet

Yazar: Kübra İLERİ

Sessiz adımların yağmur damlası ritminde ilerlediğini gören yıldızlar geçidi, karanlık çöktüğünü fark ettirmiyordu. Suç mahallî oldukça soğuktu. Cesetler vardı, yürüyen cesetler. Erken deniyordu. Zanlının bulunmasına içerde kalan çok dosya vardı. Yazılan binlerce mısra… Yenileri eklenemezdi. Cesetler ve yaşayanlar alışmıştı beklemeye; herkesin ve her şeyin savruk olmasına. Yağmur dinerdi ne de olsa. Masallardaki gibi bir şemsiyeyi beklemek yerine güneşin açması için kıta değiştirmek lazım gelirdi. Silah […]